YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Elmas ve Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Sibel Aksu Yıldırım, ABD'nin New England Yükseköğretim Komisyonu (The New England Commission of Higher Education-NECHE) Başkanı Prof. Dr. Barbara Brittingham ile paylaşım toplantısı gerçekleştirdi. 

Toplantıda iki ülke yükseköğretimine ilişkin kalite ve akreditasyon süreçleri konuşularak YÖKAK’ın çalışmaları hakkında bilgiler paylaşıldı. Toplantıda YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Muzaffer ELMAS : “YÖKAK Kurumsal Dış Değerlendirme Programı kapsamında Türkiye’de mezun veren 160 üniversitenin ve 10 pilot üniversitenin İngilizce Hazırlık Okullarının dış değerlendirmesini yaparak ilk turu tamamladık. Uluslararası çalışmalarımız kapsamında; Avrupa Yükseköğretimde Kalite Güvencesi Birliği’ne (ENQA) tam üyelik sürecimiz başladı. Bununla beraber Kurulumuza gelen yurtiçi ve yurtdışı akreditasyon kuruluşlarının tescil ve tanınma başvuruları kapsamında ülkemizde faaliyet gösteren 12 ulusal akreditasyon ajansını yetkilendirdik, 3 uluslararası akreditasyon kuruluşunun tanınma sürecini tamamladık ve 2 ulusal kalite ajansı ile işbirliğine yönelik protokol imzaladık.” 

Ayrıca kurdukları sistemler hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Elmas: “Üniversitelerin iç kalite güvence sistemlerini yapılandırma süreçlerinde başvurabilecekleri çevrimiçi bir bilgi kaynağı olan YÖKAK Bilgi Portalı’nı, akreditasyon kuruluşlarının yetkilendirilmesi, tescil başvurularının alınması ve izlenmesi için Akreditasyon Başvuru Sistemi’ni (AKSİS) ve değerlendirme süreçlerinin yönetilmesi ve kurumların yıllar içerisinde kaydettikleri gelişmelerin izlenebilmesi için Kalite Güvencesi Yönetim Bilgi Sistemi’ni (KGYBS) geliştirdik. Ayrıca üniversitelerimizin iç kalite güvence sistemlerini kurmalarına destek olmak amacıyla Program Değerlendirme Yazılımı’nı (UMIS) geliştirdik ve üniversitelerimizle hiçbir ücret talep etmeden bu yazılımı paylaştık. Üniversiteler bu yazılım ile programlarını kendi oluşturdukları ölçütlerle izleyebilecek ve değerlendirmeler yapabilecekler” dedi.

Toplantıda Prof. Dr. Brittingham NECHE hakkında bilgiler verdi. ABD Eğitim Bakanlığı’nın kararı doğrultusunda NEASC’nin bir alt kuruluşu olarak 1885’te kurulan NECHE’nin, 2018 yılında bağımsız hale geldiğini ve üniversitelere bölgesel akreditasyon ve kurumsal değerlendirme hizmeti verdiğini belirtti.

Toplantı sonunda Prof. Dr. Barbara Brittingham ile yükseköğretimde kalite ve akreditasyon süreçleri ile ilgili röportaj gerçekleştirildi. 

Kurumumuza bir ziyaret gerçekleştirdiniz ve düzenlenen toplantıda YÖKAK’a yönelik detaylı bilgi sahibi oldunuz. İlk izlenimleriniz neler? 

Kurumunuz hakkında İlk izlenimlerim çok iyi. İki yılda olağanüstü bir çalışma performansı gösterdiniz. ENQA’dan Yükseköğretim Kalite Kuruluna bir ziyaret de gerçekleşecek.   Bu ziyaretin oldukça ilgi çekici ve önemli sonuçları olacağını düşünüyorum. 

Yükseköğretimde kalite konusunda günümüz dünyasındaki yeni trendlerden biraz bahseder misiniz? 

Günümüzde yükseköğretimde kalite konusunda öğrencilerin eğitimden ne kazandıkları konusu daha fazla gündeme gelmeye başladı. Ne öğrendiklerinin yanı sıra yükseköğretimden ayrıldıktan sonraki başarı durumları ve topluma yönelik katkılarının da son dönemde gündemde olduğu kanaatindeyim.  

Ülkeniz yükseköğretimindeki kalite sistemi ile Türkiye’deki sistemi kıyaslayacak olursanız farklılıklar ve benzerlikler nelerdir? 

Buradaki sistemle bizim sistemimizi kıyaslayacak olursak birçok benzerlik bulunuyor. Tabi bazı farklılıklar da bulunuyor. Bence birbirimizin bu tecrübelerinden faydalanmak, birbirimizden öğrenmek çok önemli. İrlanda ve İzlanda’daki kalite grupları ile görüşmelerimiz oluyor ve onlardan da Avrupa Yükseköğretim Kalite perspektifine yönelik değerli bilgiler öğreniyorum. Ve kendi sistemimizde faydalanmak üzere bu bilgileri de değerlendiriyorum. 

Türkiye’deki üniversite sayısını da göz ününde bulunduracak olursak Türk Yükseköğretim Sistemi ile ilgili neler söyleyebilirsiniz? 

Sistemin son dönemde gelişmiş olması ve özellikle kalite odaklı çalışmaların hızlanması oldukça ümit verici. “Sistemi daha nasıl geliştirebiliriz? Topluma kalite politikalarının nasıl katkısı var” gibi sorulara cevap aranmasını olumlu değerlendiriyorum. 

Ülkenizde kullandığınız metodoloji ile Türkiye’dekini kıyaslarsanız neler söyleyebilirsiniz? 

Temel standartlar açısından çok benzer yöntemler kullanıyoruz. Farklılıklara bakacak olursak sizin sisteminiz Rubrik gibi temel kriterleri kullanıyor ve bu yargıyı bir sayıya dönüştürüyor. Bence bu yeni bir sistemde oldukça faydalı çünkü değerlendiricilerinizin birbiriyle çok fazla çalışma tecrübesi bulunmuyor. Bizde ise değerlendirme konusunda oldukça fazla tecrübe bulunuyor. Yeni bir sistemi oluştururken hatta Türkiye için belki de daima Rubriklerin sayıya çevrilmesine yönelik yöntem çok başarılı olacaktır. 

Geleceğe yönelik tavsiyeleriniz neler? 

Uluslararası işbirliğine önem verilmesi gerekiyor. Birbirimizden öğreneceğimiz çok şey olduğunu düşünüyorum. Bize benzeyen sistemlerden olduğu kadar bizden farklı sistemlerden de çok şey öğrenebiliriz. Uluslararası düzeyde bağlantıda kalmak ve tecrübelerden istifa etmek en büyük önerim olacaktır. Bu bizim için de sizler için de faydalı olacaktır.