Yükseköğretim’de kalite güvencesi sistemi uluslararası rekabet gücünün artırılması, 21.yy. becerileriyle donanmış nitelikli bireylerin yetiştirilmesi ve sürekli iyileşme anlayışının yükseköğretim kurumlarımızda içselleştirilmesinin sağlanabilmesi bağlamında en önemli araçlardan birisidir. Akreditasyon kuruluşlarımız ulusal kalite güvence sisteminin oluşturulmasında önemli görevler üstlenmektedir. 

Türk Yükseköğretim Sisteminde, Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından yetkilendirilmiş olan ve farklı disiplinlerde program akreditasyonu faaliyeti yürüten 16 ulusal akreditasyon kuruluşumuz bulunmaktadır. Covid-19 pandemisi nedeniyle yükseköğretim programlarının tamamında uzaktan eğitime geçilmesi ile birlikte, program akreditasyonu faaliyetlerinin kesintiye uğramaması ve nitelikli çalışmaların sürdürülmesi YÖKAK’ın öncelikli gündemleri arasında yer almıştır. Bu kapsamda ulusal akreditasyon kuruluşları ile etkin iletişim ve iş birliği çalışmaları sürdürülmüş, uzaktan eğitimde kalite güvencesi ve uzaktan değerlendirme süreçlerinde yeni adımlar konusunda bilgi ve deneyim paylaşımları gerçekleştirilmiştir. 

Akreditasyon Kuruluşlarımız tarafından çevrimiçi değerlendirici eğitimi, uzaktan ve yüzü yüze değerlendirme yaklaşımlarının birlikte kullanılacağı karma değerlendirme modelleri, uzaktan değerlendirme altyapısı gibi pek çok konuda hayata geçirilen uyumlaştırma çalışmaları uluslararası eğilimlerin de izlenmesiyle birlikte halen devam ettirilmektedir. Ayrıca uzaktan eğitim sürecinde, öğrencilerin hedeflenen öğrenme kazanımlarına ulaşıp ulaşmadığının değerlendirilmesi konusuna tüm ulusal akreditasyon kuruluşlarımızın hassasiyetle odaklandığı gözlenmektedir. 

Pandemi sürecinde faaliyetlerini kesintiye uğratmaksızın yürüten ve nitelikli çıktılar için özveri ile çalışan tüm Ulusal Akreditasyon Kuruluşlarımıza teşekkür ediyor, yükseköğretimde kalite güvencesi sisteminin özellikle bu dönemdeki önemini vurgulayan açıklamalarını sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.


YÖKAK

*alfabetik sıralanmıştır.

 

   

DEPAD

Diş hekimliği eğitimi, yeni mezun bir diş hekimine; alana özgü bilgi, beceri, yasal sorumluluklar, sosyal beceriler gibi yetkinlikleri beklenen öğrenme düzeyinde kazandırmış olmalıdır. DEPAD, ulusal/uluslararası seviyede kaliteli, nitelikli, yetkin mezunlar sağlayacak diş hekimliği eğitimi standartlarını geliştirerek belirler. Belirlenen standartları karşılayan kurumdan mezun diş hekimleri, ulusal/uluslarası diş hekimliği programlarından mezun diğer hekimlerle eş düzeyde bilgi, beceri ve yetkinliklere sahip olur. Öğrenciler, eğitim döneminde olası kurum değişimlerinde eğitim/süre kaybına uğramazlar.

DEPAD, konusunda uzman ekipler tarafından gerçekleştirilen ziyaretler ile kurumların, süreçlerini değerlendirerek belirlenen standartlara uyumluluklarını belgeler. Akredite edilen kurumun devamlılığını ara değerlendirmeler ile takip eder. Kurumların güçlü yönlerinin ortaya çıkmasına katkıda bulunarak, gelişimi destekleyen rekabet ortamının oluşmasını sağlar.

Verilen akreditasyon; öğrenciler ve ilgili tüm paydaşlara kurumun, diş hekimliği eğitiminin kalite ve niteliğinin onaylanmış olduğunu ve devamlılığını gösteren güvenilir doğrulama kaynağıdır.  

ECZAKDER

Tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de etkileyen Covid-19 pandemisinin yükseköğretime olan etkilerini asgariye indirgemek için tüm paydaşların özveriyle çalıştığı bir dönemi geride bırakıyoruz. Bu süreçte tüm akademi camiasının kazandığı deneyimin ülkemizde uzaktan eğitim kültürünün yerleşmesine büyük katkısı olacağını düşünmekteyiz. Mensubu bulunduğum eczacılık mesleğinin diğer sağlık bilimleri gibi doğrudan hastaya karşı sorumluluk alan bir meslek olması nedeniyle eczacılık eğitimi ve uygulamalarında tek başına uzaktan eğitimin yaratacağı sorunlar aşikârdır. Hem bu sürecin sağlıklı atlatılması hem de eczacılık mesleğinin gelişen dünyadaki rollerine adaptasyon için uzaktan eğitimin de içinde olacağı bir karma eğitim programının fakültelerde faydalı olacağına inanıyoruz. Başta YÖKAK olmak üzere diğer akreditasyon kuruluşlarının deneyimleri ECZAKDER olarak bizim için oldukça değerlidir. Biz de bu sürece uyum sağlamak için elimizden gelen çabayı göstermekte, değerlendirici eğitimlerini uzaktan eğitim şeklinde planlamakta ve gerekli diğer tedbirleri almaktayız. Tüm akreditasyon faaliyetlerinin aksatılmadan sürdürülebileceği sağlıklı günler dileriz. 

EPDAD

Covid-19 Pandemisi insanlık tarihinin en trajik olaylarından biridir. Küresel bir tsunami gibi bütün insanlığı etkileyen bir afet olan bu pandemi, bir başka açıdan da her alanda olduğu gibi eğitim alanında da bir turnusol kâğıdı işlevi görmüştür. Kendi eserimiz olan şeyleri zaman içinde değiştirilemez bir külte dönüştürdüğümüz gerçeğini yüzümüze haykıran pandemi; Sanayi Devrimi’nin felsefi ve kuramsal mirası olan mevcut örgün eğitimi derin bir sorgulama mecrasına sokmuştur. Teknolojik okuryazarlıktaki yetersizliğimiz Bilgi Çağı’nın söylemde kaldığını âdeta tescil etmiştir. Pandemi sonrası dönemde kaybedenler arasında yer almak istemeyen ülkeler bu krizi, değişim ve yeniden yapılanma fırsatına dönüştürmeye başlamıştır. Statükoya tutsak olanlar kaybetmeye mahkûmdur. Yükseköğretim bu yeniden yapılanmanın lokomotifi olmalıdır. Hiç kuşkusuz kalite güvencesi ve akreditasyon bu süreçte hayati bir rol oynayacaktır. 

Mevlâna Celâlettin Rumi’nin şu dizeleri yüzyıllar öncesinden bize sürekliliğin değişimden geçtiğini işaret etmektedir:

Dünle beraber gitti cancağzım,

Ne kadar söz varsa düne ait

Şimdi yeni şeyler söylemek lazım...

FEDEK

FEDEK, 2019-2020 Eğitim-Öğretim yılında COVİD-19 Pandemisi sebebi ile Üniversitelerimizin daha önce karşılaşmadığı büyüklükte bir sorunla karşı karşıya kaldığı fikrindedir. YÖK’ün koordinasyonunda tüm üniversitelerimiz eğitim-öğretime ara vermeden faaliyetlerine devam ederken, yeni dönemin meseleleri zaman içerisinde çözülmeye başlanmış ancak ölçme ve değerlendirme ile ilgili sorunlar güncelliğini muhafaza etmiştir. 

Pandemi döneminde YÖKAK tarafından gerçekleştirilen kurumsal ve yetkili akreditasyon kurumları tarafından gerçekleştirilen program akreditasyonlarının yükseköğretime olan katkısı ve vazgeçilmezliği kendini bir kez daha göstermiştir. 

HEPDAK

Hemşirelik eğitiminde akreditasyon, ilgili yükseköğretim kurumlarının eğitim kalitesinin iyileştirilmesini ve yeterli donanıma sahip mezunlar yetiştirerek toplumun güvenli ve nitelikli bakım almasını destekleyen bir süreçtir.   Akreditasyon, daha kaliteli eğitim, daha yetkin mezunlar ve daha kaliteli sağlık bakımı için gereklidir. Akredite edilen programlar, eğitimlerinin kaliteli olduğunu topluma gösterir ve öğrencilerin amaçlarına uygun program seçmelerine yardımcı olur. Öte yandan, sağlık kuruluşları, bakım hizmetlerini kanıta dayalı ve iyi uygulamalarla sunacak hemşireleri istihdam etmek ister.  Ülkelerin, COVID-19 pandemisi ve benzeri olağanüstü sağlık sorunlarını başarıyla yönetebilmeleri için sağlık kuruluşlarının ve sağlık profesyonellerinin dayanıklılığı esastır. Hemşirelik eğitiminin en önemli kalite ölçütlerinden birisi de bu dayanıklılığa sahip mezunlar vermektir. Pandemi süreci, tüm paydaşlara, başarılı hizmet sunumunda yetkin hemşirelerin rolünün ne kadar önemli olduğunu ve eğitim kalitesini güvenceye almanın gereğini bir kez daha hatırlatmıştır. Salgın sürecinde, uzaktan eğitime hızlı geçişle birlikte yükseköğretim kurumları, eğiticiler ve öğrencilerin rollerinde yaşanan değişiklikler akreditasyon süreçlerinin de yeniden düzenlenmesini gerektirmiştir.  Akreditasyonun temeli olan sürekli iyileştirme ve kalite anlayışı, yükseköğretim kurumlarının ve akreditasyon derneklerinin bu süreci başarıyla yönetmelerini kolaylaştıracaktır.

İAA

Pandemi süreciyle birlikte eğitim sistemlerinin belli bir dönüşüme uğrama ihtimali, harici bir göz olarak akreditasyon kuruluşlarına daha da büyük sorumluluklar yüklemiştir. Bu sorumluluğun bilincinde olan İlahiyat Akreditasyon Ajansı (İAA), hem ulusal hem de bir çatı kuruluşu olarak uluslararası planda güncellemelerini ve iyileştirmelerini paydaşlarıyla birlikte sürdürmekte ve düzenlediği eğitimler üzerinden ulusal/uluslararası değerlendiricilerine aktarmaktadır.

İLAD

Günümüzde üniversitelerin sorumluluk alanları ve hizmeti eğitim ve öğretim, araştırma, bilime ve özellikle son zamanlarda önem kazanan, toplum yaşamına sunduğu yarardır, katkıdır. Üniversitelerin bu üç görevi, hizmeti yerine getirirken üzerinde hassasiyetle durması gereken husus ise, bu hizmetlerin “kalitesi”dir. Tüm dünyada giderek dile getirilen, üzerinde hassasiyetle durulun “kalite” konusu ve “kalitenin sürdürülebilir” olması olgu ve sürecidir.   

Bu bağlamda Yükseköğrenimde kalite güvencesinin farklı boyutları olduğu açıktır; eğitim/öğretim elemanın kalitesi, eğitim kurumlarının alt yapısı, donanımı; ders programlarının kalitesi, güncelliği ve öğrencilerin önceki eğitimlerinin yeterliliği gibi oldukça çok sayıda bileşeni vardır. Gerçekte bu bileşenlerin de her biri kendi içinde farklı öğeleri de barındırır. Özetlemek gerekirse, yükseköğretimde kalite ve kalite güvencesi pek çok değişkene bağlı olarak incelenmesi gerekir. 

Ülkemizde 2016 yılında itibaren YÖKAK’ın yeniden yapılanmasıyla birlikte, hem Kurumsal Dış Değerlendirme, hem program akreditasyonları ile eğitim ve öğretimde gözle görülür iyileştirmeler görülmüştür. “Kalite”, “sürdürülebilir kalite” kavramlarının içeriği dolu olarak da tüm yükseköğretim kurumlarında giderek içselleştirildiği görülmektedir. Özellikle program akreditasyonlarının birimler arasında işbirliğine ve olumlu bir rekabete doğru yönlendirdiği yadsınamaz bir gerçektir. 

İLAD olarak, iletişim eğitimi programlarının akreditasyonlarının üç yıllık kısa deneyimi, bize bu olumlu dönüşü vermiştir. Üç yıl öncesine göre akreditasyona başvuran ya da planlayan programların, kendilerini İLAD’ın koymuş olduğu genel iletişim ve program düzeyindeki ölçütlerine göre yenileme ve çağdaş teknolojiye uyum sağlama çabası içerisine sokmuştur.

MÜDEK 

Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (MÜDEK) olarak, ülkemizde çeşitli disiplinlerde mühendislik eğitimi veren programların akreditasyon süreçlerinin Covid-19 salgınından olumsuz etkilenmemesi adına gereken tüm önlemleri almaktayız.  Gerek ulusal gerek uluslararası eğitim akreditasyonu çatı örgütleriyle temas halindeyiz.  Yol haritamızı oluştururken farklı uygulamaların güçlü ve yetersiz yönlerini değerlendirerek ülkemiz koşullarında en iyi çözümü hedefledik. Daha iyi mühendis yetiştirilmesine katkı verme amacımızdan ödün vermeden, ölçütlerimizi koruyarak bu pandemi sürecini atlatmayı umuyoruz.  Covid-salgını döneminde uzaktan eğitime geçiş yapan ve akreditasyon sürecinde yer alan mühendislik programlarımıza yol gösterici olmak amacıyla, kılavuz hazırlama çalışmalarımız devam etmektedir. 

PEMDER

”Küresel düşün, yerel uygula” felsefesinin bir uzantısı olarak, eğitim alanında küresel düzeydeki kalite süreçlerinin yerel olarak uygulanmasındaki en önemli adım taşlarından birisi, akreditasyon süreçlerinin etkin ve verimli yönetilmesidir. Uzaktan eğitim sisteminin gelecekte eğitim hayatında daha fazla yer tutacağı da göz önünde bulundurularak, akreditasyon ölçütlerinde, uzaktan eğitime ilişkin hedeflere yer verilmesi önemlidir. Özellikle pandemi sürecinde eğitim uygulamalarında kalitenin içselleştirilmesi ve akreditasyon kültürünün yerleşmesi, insan kaynakları niteliğinin geliştirilmesini sağlayacak, dolayısıyla da sürdürülebilir bir gelişmenin varlığının teminatı olacaktır.

SABAK

Farklı disiplinlerdeki sağlık eğitim programları için kalite çalışmaları yürütülmesi ve akreditasyon değerlendirme hizmeti alınması, Türkiye'de sağlık bilimleri eğitiminin kalitesinin yükseltilmesine katkıda bulunulmasının yegâne yolu olarak düşünülmektedir. Akreditasyon hizmeti, sağlık eğitimi programlarının güncel ve gelişmekte olan teknolojileri bilen, daha iyi eğitilmiş ve daha nitelikli sağlık profesyonelleri yetiştirilmesinde dolayısı ile de toplumun refahının ileri götürülmesinde bir araç vazifesi görmektedir. Akreditasyona başvurmak ve akredite olmak ayrıca eğitimde uluslararasılaşma için de programlara yol gösterici niteliğe sahiptir.

SPORAK

Spor ve fiziksel aktivitenin toplumun her kesimine hitap etmesiyle katılımcı, izleyici, eğitici, tesis-malzeme, ulaşım, konaklama vs. göz önünde bulundurulduğunda ulusal ve uluslararası düzeyde büyük bir sektör haline gelen spor bilimleri alanı ülkemizde de hem eğitim programları hem de öğrenci sayısı bakımından büyük bir gelişim göstermiştir. Bu gelişim, öğrenci ve paydaşlara sunulan eğitim ve hizmetin kalite ve standartlarının yükseltilmesini gerekli kılmaktadır. Spor Bilimleri Derneği önümüzdeki 10 yıllık süreçte spor bilimleri eğitiminde kalite ve akreditasyonun güvencesi olma yönünde çalışmalarını yürütmektedir. Pandemi sürecinde çalışmaların aksamadan yürütülmesi yönünde adımlar atılmış, çevrim içi ortamlarda toplantılar ile müracaat ve değerlendirme konularında yol haritası çizilmiştir. Değişen ve gelişen koşullara uygun olarak spor bilimleri eğitiminde kalite ve akreditasyonun sürdürülmesi için Spor Bilimleri Derneği bir güvence olacaktır.

TEPDAD

Tıp eğitiminde evrensel olarak nitelik geliştirme ve sürdürme son 15-20 yılda giderek önem kazanmaktadır. Bunun sağlanmasında en önemli araç eğitim programlarının akreditasyonudur. Akreditasyon ile gerek topluma gerek öğrencilere eğitimin niteliği ile ilgili güvence verilmektedir. Türkiye’de de buna paralel olarak tıp eğitimi programları akreditasyonu son on yılda gelişmiştir. Burada temel amaç Türkiye’de tıp eğitimi niteliğini yükseltmek ve sonuç olarak topluma daha nitelikli sağlık hizmeti sunmaktır.   Bugüne kadar 41 tıp fakültesi programı akredite edilmiştir. Hedefimiz tüm tıp fakültelerinin akreditasyon süreçlerinden geçmesidir.

TPD

Ülkemizde de özellikle Yükseköğretim alanında akreditasyon çalışmaları son 10 yıl içerisinde önem ve hız kazanmıştır. İçerisinde bulunduğumuz Pandemi süreci ise, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de akreditasyon çalışmalarını bir miktar aksatmıştır. Ancak, kalite ve akreditasyonun her türlü eğitim (ister yüz yüze, ister uzaktan) için büyük önem taşıdığı şüphe götürmez bir noktadır. Pandemi sürecinde de 2019-2020 bahar döneminde yürütülen ve belki bir ya da birkaç dönem daha yürütmek zorunda kalacağımız uzaktan eğitimin hem akreditasyon ölçütlerinin belirlenmesi hem de akreditasyon değerlendirmelerinin nasıl yapılacağı konusu önem kazanmaktadır. Kuşkusuz, akredite edilecek programların (Tıp, Mühendislik Bilimleri, Sosyal Bilimler, vb.) özellikleri bağlamında büyük farklılıklar mevcuttur. Bu nedenle, her programın kendine özgü uzaktan eğitim ölçütlerini belirlemesi önem kazanmaktadır. Ayrıca, akreditasyon değerlendirmelerinin de programın özelliğine göre yeniden yapılandırılması gündeme gelmiştir. Değerlendirmelerin tamamen uzaktan (online görüşmeler ile) ya da kısmi olarak uzaktan ve laboratuvar vb. olanakların değerlendirilmesi için yarım gün alan ziyareti şeklinde yeniden yapılandırılması akılcı görünmektedir.

TUADER

Turizm, içinde bulunduğumuz yüzyılın en hızlı büyüyen ve çeşitlenen endüstrileri arasında yer almaktadır. Bu hızlı gelişimin ve endüstriye has özelliklerin bir sonucu olarak nitelikli insan kaynağı ihtiyacı da artmaktadır. Söz konusu açığın giderilmesine yönelik ülkemizde özellikle 1980 sonrasında fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokulu düzeyinde çok sayıda turizm eğitim kurumu kurulmuştur. Turizm işletmeciliği, rekreasyon, gastronomi ve turist rehberliği alanlarında eğitim veren bu okullar, turizm endüstrisinin nitelikli personel ihtiyacını karşılama fonksiyonunu üstlenmektedir. Son yıllarda sektör paydaşları tarafından turizm eğitimine yapılan en önemli eleştirilerin başında, bu okullardan mezun olanların niteliklerinin sektör beklentilerini karşılamaması konusu gelmektedir. 2017 yılında Turizm Akademisyenleri Derneği öncülüğünde ve sektör paydaşlarının katılımıyla bu sorunun ortadan kaldırılması ve turizm eğitim kurumlarının kalite düzeylerinin arttırılmasına yönelik çalışmalar yapmak üzere Turizm Eğitimi Değerlendirme ve Akreditasyon Kurulu (TUADER-TURAK) kurulmuş ve akreditasyon çalışmalarına başlanmıştır. Günümüze kadar sekiz programa akreditasyon veren kurulumuz, beş yıl içerisinde ülkemizdeki turizm eğitim programlarının en az yüzde yirmisini akredite etmeyi ve akreditasyonun uluslararası tanınırlığını sağlamayı hedeflemektedir.

VEDEK

Yükseköğretim kurumlarının kalitenin artırılması ile doğrudan ilgisi olan akreditasyon; ilgili alanda gelişmekte olan teknolojileri kavrayan, araştırma temeline dayalı bilgi, beceri ve yetkinlikle donanmış, etik ilke ve tutuma sahip ve yaşam boyu öğrenmeyi ilke edinmiş nitelikli bireylerin yetişmesine yardım ederek toplumun refahını ileri götürmeyi hedefler. Bu bağlamda yaşanan Covid-19 pandemisi nedeniyle eğitim-öğretimin aksamaması için uygulamaya alınan uzaktan eğitiminin de ileride yaşanabilecek bu ve benzeri durumlarda yükseköğretim kurumlarının eğitim ve öğretim politikalarında yer alması ve standardizasyonunun sağlanması gerekmektedir. Uzaktan eğitim kapsamında altyapı olanakları, erişim durumları, kullanım yeterlikleri göz önünde bulundurularak derslerin ve öğretim metotlarının belirlenmesi gerektiği düşünülmektedir.