YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Muzaffer ELMAS, Kurul Üyeleri Prof. Dr. Sina ERCAN ve Prof. Dr. Aslıhan NASIR ile Akademik Uzman Doç. Dr. Dilek AVŞAROĞLU ERKAN, Berlin’de bu yıl 14.’sü düzenlenen Avrupa Kalite Güvencesi Forumuna (EQAF 2019) katıldı. Forumda Kurul Üyeleri tarafından, "Çevrimiçi Simülasyon Platformunun Değerlendirme Ekibi Üyelerinin Eğitimine Etkisi” isimli bildiri sunuldu.

Avrupa yükseköğretim sistemindeki kalite güvencesi topluluğunun en büyük yıllık toplantısı olan EQAF, 2006 yılından itibaren ENQA, Avrupa Öğrenci Birliği, Avrupa Üniversiteler Birliği ve Avrupa Yükseköğretim Kurumları Birliği tarafından ortaklaşa düzenlenmektedir. Bu yıl 21-23 Kasım 2019 tarihlerinde Berlin’de düzenlenen 14. Avrupa Kalite Güvencesi Forumunda, "Yükseköğretimin Toplumsal Katılımını Desteklemek" başlığı altında, iç ve dış kalite güvencesi süreçlerinde; tüm paydaşların beklenti ve ihtiyaçlarını karşılayan ve toplumsal değerleri ön plana çıkaran faaliyetlerin geliştirilmesi ve bu konuda yükseköğretim kurumlarını nasıl destekleyebileceklerine ilişkin deneyimler paylaşıldı. Foruma birçok ülkeden; kalite güvencesinden sorumlu kurum ve kuruluşların temsilcileri, kalite güvencesinden sorumlu rektör ve rektör yardımcıları, yükseköğretim kurumu temsilcileri, öğrenciler, kalite güvencesi ajansları ve araştırmacılardan oluşan çok sayıda davetli katıldı.

Forumda YÖKAK’ın bildirisini sunan Prof. Dr. Aslıhan NASIR ve Prof. Dr. Sina ERCAN ile EQAF 2019’a ilişkin röportaj gerçekleştirildi.

Bu yıl Berlin’de düzenlenen EQAF 2019’da YÖKAK’da vardı. Oradaki süreç ile ilgili bilgi verir misiniz?

Aslıhan NASIR: Bu yıl Berlin’de yapılan Avrupa Kalite Güvencesi Forumu’da (EQAF) hem Yükseköğretim Kalite Kurulunun tanıtımını yaptık hem de yaklaşık %25-%30 kabul oranı olan bildiriler arasında yer aldık. “Çevrimiçi Simülasyon Platformunun Değerlendirme Ekibi Üyelerinin Eğitimine Etkisi” başlıklı bildirimizi interaktif olarak iki parça halinde sunduk. Hem sunum sırasında hem de sunum sonrasında çok yoğun ilgi vardı ve bu bizim için çok sevindirici oldu. Çünkü hem bizlere izlediğimiz yolun doğru olduğunu gösterdi hem de YÖKAK gibi kuruluşlara güzel bir yol haritası oluşturdu.

Sina ERCAN: Bildirimizi sunduğumuz sırada salonda bulunan izleyiciler arasında çok seçkin bir grup vardı ve son derece kalabalık bir gruba sunumumuzu yaptık. Katılımcılar arasında her ülkenin kendi yükseköğretim sisteminin önde gelen temsilcileri, kurul üyeleri ve bu alanda çalışan akademisyenler vardı. Hepsinin geri bildirimleri ve tepkileri çok pozitif yönde oldu. Hatta sunumun sonrasında tebrik ve işbirliği tekliflerinin fazlalığı da bunu gösterdi. Ve en sevindirici nokta bu işbirliği tekliflerinin içerisinde öğrenci gruplarından en üst düzey uluslararası ajanslara kadar farklı gruplar vardı. Bu da YÖKAK’ın bu kesimin bütün paydaşlarına hitap edebildiğini gösteriyor.

YÖKAK’ın sunumu sırasında ve sonrasında nasıl tepkiler ile karşılaştınız?

Aslıhan NASIR: Bizim sunumumuz iki bölümden oluşuyordu. Bir kısımda hem YÖKAK’ı tanıttık hem de verdiğimiz Kurumsal Dış Değerlendirme Programı kapsamında verdiğimiz değerlendirici eğitimlerinin dünyada ilk olma özelliğini, yükseköğretim sisteminin boyutlarını, YÖKAK’ın nasıl kurulduğu, nasıl geliştiği, üyelerinin yapısı ve profili gibi detayları, hemen akabinde ise eğitimlerimizin içeriğini ve yapısını anlattık. Eğitimlerimizin iki ana modülden oluştuğundan, yüz yüze ve online eğitim platformlarımızdan bahsettik. Fakat bize bu toplantının sağladığı en büyük imkânlardan biri de Sina Hocanın özellikle sunumunu yaptığı bölüm olan ve değerlendirme süreçlerinin yönetilmesi ve kurumların yıllar içerisinde kaydettikleri gelişmelerin izlenebilmesi için YÖKAK tarafından geliştirilen Kalite Güvencesi Yönetim Bilgi Sistemi’ni (KGYBS)  tanıtma imkânımızın olmasıydı. KGYBS’nin de en az değerlendirici eğitimi bölümü kadar etkili olması ve katılımcılarda merak uyandırması bizler için sevindiriciydi. Muhtemelen daha önce bu tarz bir sistem görülmemişti.

Sina ERCAN: Aslında, KGYBS ile YÖKAK olarak baştan beri yükseköğretim kurumlarından bütünleşik kampüs başlığıyla neleri öne çıkarmak istediysek, aynı süreci YÖKAK’ın çalışmalarında da birebir uyguladığımızın bir kanıtı sunduk. Bir diğer altını çizmemiz gereken önemli nokta ise, yaptığımız eğitimlerde zengin bir eğitimci desteğimizin olması, bu konuda en güncel en yeni ve öğrenen merkezli eğitim metotlarını kullanmamızı sağladı. Böylelikle daha işin başındayken sıradan ve standart eğitim yöntemlerinde karşılaşılan zorlukları, kullandığımız bu modern eğitim yöntemleri ile nasıl aştığımızı anlatma şansı bulduk. Zaten en etkileyici noktalardan birisi de bu oldu.

EQAF 2019’un YÖKAK’a katkıları konusunda neler söyleyebilirsiniz?

Aslıhan NASIR: EQAF 2019’da YÖKAK adına bir takım iş birliklerine yönelik iletişim ağı oluşturma faaliyetlerinde de bulunduk. Bu kapsamda önümüzdeki yıllarda yapmayı planladığımız ve almayı düşündüğümüz aksiyonlara yönelik olarak da adımlarımızı attık.

Sina ERCAN: Ayrıca EQAF’ın ilerideki toplantılarına ev sahipliği yapma noktasında çok önemli bağlantılarımız oldu. Bence Kurul olarak bir diğer çok önemli başarımız ise Türk Yükseköğretim Sisteminin ve yükseköğretim sistemindeki kalite güvencesi boyutunun uygulama noktaları ile ülkemizin göründüğü yerden daha üst kademelere çıkmasına katkı sağlamış olduk. Bu nokta çok önemli bir kazanımdı.

Aslıhan NASIR: Bu yaptığımız birebir görüşmeler sonucunda Türk Yükseköğretim Sisteminin mevcut durumunu, bazı alanlarda bir bazı alanlarda ise iki seviye yukarıya taşıma fırsatını bulduk. Aslında bu tarz toplantılarda sunum yapmak ve kendimizi tanıtmak önemli ama ileriye yönelik iş birlikleri ve bu işbirliklerinin hızlı bir şekilde meyvelerini verdiği veya uzun vadede vereceği bir takım platformları da beraberinde getiriyor olması çok daha önemli. Dolayısıyla bu durumu da değerlendirme fırsatımız olduğunu düşünüyorum. Bunun yanı sıra bizimle aynı düzeyde olan veya bu işe çok daha önceden başlamış ülkelerin hayranlık ve tebrik ifadelerini duymak çok memnuniyet vericiydi.

Sina ERCAN: Bugünün dünyasında uluslararası toplantılara katılarak bir iletişim ağı oluşturmak veya ağa dâhil olmak çok önemli bir kazanım haline geldi. Hakikaten çok önde gelen, bu alanda yol katetmiş, Avrupa camiasında öncü olan ülke ve temsilcileriyle yakın temaslar kurarak, bu kısa zamanda onlara yaptıklarımızı birebir aktarma şansını bulduk. Şunu da belirtmek isterim ki, bizim olmadığımız toplantılarda da bizim sunumumuzun güzel yansımalarının konuşulduğunu duymak güzel bir başarıdır.